Leyla Şerif Emin - Eyvallah TDKŞB · 02.08.2026 Eyvallah ülkemin açmayan çiçekleri Selametle uğurlanın hepiniz Sevdim ben hayallerimi gurbet uğultularında Ve her şeye inat sildim hayallerimi giderken Sevdim hoyratça ayaklanan zulüm güllerini Hatıralara gömülü kalan bayraklarını ülkemin... Asılmış bir kenara umutlara sarılı menekşeler Bir can uğruna yanan küllere aldandım Gömülü kaldı şimdi içimde kimliğim Hayatıma bir eyvallah gene çekerim Çekerim de içimden bin `of `sökerim Yırtılır bir Rumeli türküsü karanlıkta Yapma bre Hasan, brakma bre Hasan Martinin Debre`de kalmış Öksüz Hasan Viran Hasan... İçim gurbet uğultularıyla dolu gümrük odası Sandık sandık dert taşıyorum Mühürlendikçe bir bir hatıralar Uzaklardan duyuluyor davul sesleri Elvedalar yakışmadı sana Sevinçler gözyaşlarına boğulmuş birer düğüm Kapılarda askerler kimlik soruyor Ben kimim ki, ben neyim... Sabahın ilk ışınlarıyla parlıyor bir vatan Hem de ne vatan İçinde dedem var yatan Gemim var batan Ardımda bıraktım koskoca bir Balkan Eyvallah size de bitmemiş çığlıklarım Şafak söküyor bende her şey karanlık Ellerimde birkaç kâğıt Kimliğimi gizliyor Kavuştum sana derken Koptum bir yerlerden İki elim havada bulutları arıyor Yağsın istiyorum yağmur Akıtsın kederimin gözyaşını Ayrılmak mı Kavuşmak mı İkisi de bin beter Yüreğimin ince sızı bu şehir İçinden ayrıldıkça kanıyor ellerim Akıyor bavullardan ızdırablar Kalmak mı zor Gitmek mi Yakıyorum umutlarımı diken tellerinde Önümü biri kesiyor Kimlik soruyor Söylüyorum Yabancı diyor Bana benden değilsin diyor umutlarıma, hayallerime Kurşun sıkıyor Türküme, ninnime taşıma, toprağıma Yabancı diyor Mührü vuruyor Eyvallah sana da ey Asker Eyvallah Beni sana kim yabancı etti ey vatan Gelmek için kucağına elleri mi soram Kapında soğuktan mı donam Sıra sıra insanların yüzüne Söyle nasıl, nasıl bakam Başımız eğilmiş önümüze Bakamaz olduk yüzümüze Hem ayazdan mı ne, üşüyoruz Sen bizi sarasın diye kapında tir tir titriyoruz Güneş sende doğuyor Biz sana doğuyoruz Varsın sana uzaktan bakayım Eyvallah, Kimseler dokunmasın diye surların olayım Ah çeksen ben kahrına yanayım Yüz değil bin yıl geçse hasretine kanayım Varsın be vatan diye taşlara sarılayım Ben buna çoktan razıyım Yeter ki sende değil Ellerin toprağında yabancı kalayım Eyvallah Eyvallah ülkemin açmayan çiçekleri Selametle uğurlanın hepiniz Sevdim ben hayallerimi gurbet uğultularında Ve her şeye inat sildim hayallerimi giderken Sevdim hoyratça ayaklanan zulüm güllerini Hatıralara gömülü kalan bayraklarını ülkemin... Asılmış bir kenara umutlara sarılı menekşeler Bir can uğruna yanan küllere aldandım Gömülü kaldı şimdi içimde kimliğim Hayatıma bir eyvallah gene çekerim Çekerim de içimden bin `of `sökerim Yırtılır bir Rumeli türküsü karanlıkta Yapma bre Hasan, brakma bre Hasan Martinin Debre`de kalmış Öksüz Hasan Viran Hasan... İçim gurbet uğultularıyla dolu gümrük odası Sandık sandık dert taşıyorum Mühürlendikçe bir bir hatıralar Uzaklardan duyuluyor davul sesleri Elvedalar yakışmadı sana Sevinçler gözyaşlarına boğulmuş birer düğüm Kapılarda askerler kimlik soruyor Ben kimim ki, ben neyim... Sabahın ilk ışınlarıyla parlıyor bir vatan Hem de ne vatan İçinde dedem var yatan Gemim var batan Ardımda bıraktım koskoca bir Balkan Eyvallah size de bitmemiş çığlıklarım Şafak söküyor bende her şey karanlık Ellerimde birkaç kâğıt Kimliğimi gizliyor Kavuştum sana derken Koptum bir yerlerden İki elim havada bulutları arıyor Yağsın istiyorum yağmur Akıtsın kederimin gözyaşını Ayrılmak mı Kavuşmak mı İkisi de bin beter Yüreğimin ince sızı bu şehir İçinden ayrıldıkça kanıyor ellerim Akıyor bavullardan ızdırablar Kalmak mı zor Gitmek mi Yakıyorum umutlarımı diken tellerinde Önümü biri kesiyor Kimlik soruyor Söylüyorum Yabancı diyor Bana benden değilsin diyor umutlarıma, hayallerime Kurşun sıkıyor Türküme, ninnime taşıma, toprağıma Yabancı diyor Mührü vuruyor Eyvallah sana da ey Asker Eyvallah Beni sana kim yabancı etti ey vatan Gelmek için kucağına elleri mi soram Kapında soğuktan mı donam Sıra sıra insanların yüzüne Söyle nasıl, nasıl bakam Başımız eğilmiş önümüze Bakamaz olduk yüzümüze Hem ayazdan mı ne, üşüyoruz Sen bizi sarasın diye kapında tir tir titriyoruz Güneş sende doğuyor Biz sana doğuyoruz Varsın sana uzaktan bakayım Eyvallah, Kimseler dokunmasın diye surların olayım Ah çeksen ben kahrına yanayım Yüz değil bin yıl geçse hasretine kanayım Varsın be vatan diye taşlara sarılayım Ben buna çoktan razıyım Yeter ki sende değil Ellerin toprağında yabancı kalayım Leyla Şerif Emin — https://www.tdksb.org/works/leyla-serif-emin-eyvallah-kuzey-makedonya